GENİŞLETİLMİŞ TEMSİLCİLER MECLİSİMİZ ANKARA’DA TOPLANDI
GENİŞLETİLMİŞ TEMSİLCİLER MECLİSİMİZ ANKARA’DA TOPLANDI

Türk Metal Sendikası Genişletilmiş Temsilciler Meclisi, Genel Merkez ve Şube Yönetim Kurulu üyeleri ile işyeri sendika temsilcilerimizden oluşan 1500 kişilik bir katılımla, 23 Şubat 2026 Pazartesi günü Ankara’da, Anadolu Hotels Esenboğa Thermal’de toplandı. Genel Başkanımız Uysal Altundağ, Genişletilmiş Temsilciler Meclisi toplantımızda gerçekleştirdiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bizler, bu güne kadar alacağımız önemli kararların arifesinde, mücadelemizi ateşleyeceğimiz, saflarımızı sıklaştıracağımız günlerde hep bir araya geldik. Birlikte düşündük, birlikte çalıştık, birlikte karar verdik. Belki de en önemlisi kararlarımızın arkasında birlikte durduk, birlikte direndik, birlikte kazandık. Bugünkü beraberliğimiz ise yeni bir başlangıçtan çok bir finali, tarihimize atılan yeni bir imzayı, elde ettiğimiz son zaferi kutlamak. Her başarının ardından duyulan o eşsiz coşkuyu hep birlikte içimize çekmek ve doyasıya paylaşmak içindir. O son zaferin ne olduğunu hepiniz iyi biliyorsunuz. Çünkü altında, hepinizin umudu, alın teri, emeği ve her birimizin imzası var. Çünkü o başarının ardında Türk Metal’e olan inancınız, bağlılığınız, dayanışmanız ve verdiğiniz mücadele var. Her zaman olduğu gibi bu süreçte de sorumluluklarınızı büyük bir özveriyle, kararlılıkla, disiplinle yerine getirdiniz. Mücadele ettiniz, direndiniz. Sendikanızın arkasında çelikten bir duvar oldunuz. İşte bu nedenle bu buluşmayı dört gözle bekledim. İşte bu nedenle sizlerle kucaklaşmayı, el ele, gönül gönüle kazanımlarımızı coşkuyla kutlamayı, sizlerin gözlerindeki ışığı görerek mutlu olmayı hasretle bekledim. Evinize, yuvanıza hoş geldiniz. Sizleri Ankara’da ağırlamaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Hepinizi şahsım ve Türk Metal Sendikamızın tüm üyeleri adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Eylül ayından itibaren şubelerimizin genel kurullarında birçoğunuzla birlikte olduk. Oralarda yaptığım konuşmalarda özellikle bir şeyi vurguladım. Bu sözleşmenin çok zor koşullarda geçeceğini, işimizin kolay olmadığını söyledim. Koşullar bu kez hem işyerlerimiz için hem de bizler için her zamankinden daha ağırdı. Ancak değerli dostlarım, benim için asıl ağırlık neydi biliyor musunuz? Benim için asıl ağırlık omuzlarıma binen asıl yük binlerce metal işçisinin sorumluluğuydu. Sizlerin ekmeğiydi, çocuklarınızın rızkıydı. Benim için asıl ağırlık sosyal medyada gördüğüm paylaşımlarınızdı. “Ben sendikama güveniyorum, Genel Başkanıma güveniyorum” diyen kararlı ve gür sesinizdi. Benim için asıl ağırlık akşamları sizden güzel bir haber bekleyen, umutla gözlerinizin içine bakan eşlerinize, yavrularınıza duyduğum sorumluluktu. Benim için asıl ağırlık neydi biliyor musunuz? “Arkamızda koca dağ, Uysal Altundağ” diyen o sloganınızın kalbimde, ruhumda, bütün bedenimde yarattığı tonlarca ağırlıktı. İşte benim için asıl zor olan buydu.

Değerli kardeşlerim bu sendika bugüne kadar yüzlerce belki de binlerce sözleşme imzaladı. Ben de kişisel olarak yüzlerce sözleşmenin altına imzamı koydum. Müzakereler yaptım, direnişler örgütledim, mücadele ettim. Ama bu kez benim için çok farklıydı. İlk kez birinci derece sorumluluğu olan Genel Başkanınız olarak bu sözleşme masasına oturdum. Ancak dostlarım, ben o masada asla yalnız değildim. O masada evine helal ekmek götürmek için canla başla çalışan kardeşlerim, bacılarım, onların aileleri, çocukları hepsi ama hepsi oradaydı. Yanı başımdaydı. Onların manevi varlığı, onların umudu, onların hayalleri, hayatları, gelecekleri hepsi ama hepsi benimle birlikteydi. İşte ben o masaya sizlerle birlikte oturdum. Hepiniz oradaydınız. Manevi gücünüzle, dualarınızla beni güçlü kılan çelik gibi iradenizle hepiniz oradaydınız. O nedenle bu sözleşme yalnızca benim değil hepimizin ortak kazanımı ve başarısıdır. Hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.

Bakın değerli arkadaşlarım, bu yola çıkarken sizlere bir söz söylemiştim. Bu, öyle içi boş, öylesine söylenmiş bir söz değildi. Bu söz, bizim inancımızın, doğruluğumuzun, dürüstlüğümüzün, sendikal anlayışımızın bir ifadesiydi. Sizlere hiçbir zaman hayal satmadan açık yüreklilikle bir şey söyledim. “Önemli olan istemek değil, ne aldığınızdır ” dedim. Biz hep birlikte yola böyle çıktık, yolumuzda bu sözle yürüdük. Bu anlayışla çıktığımız yolda size verdiğimiz sözü tuttuk. Talebimizin yüzde 80’ini aldık. İşte zafer dediğimiz budur. İşte bizim anlayışımız da, sözümüz de budur.

Değerli arkadaşlarım, hatırlayın size bir söz daha vermiştim. Ne pahasına olursa olsun üyelerimizin delikli kuruşunu dahi o masada bırakmayacağımı söylemiştim. Hiç merak etmeyin, dert etmeyin, arkamızda siz olduğunuz sürece birliğimizi, beraberliğimizi koruduğumuz sürece yine biz kazanacağız. Ne pahasına olursa olsun kazanacağız, demiştim. Şimdi bu gün söylediğimiz bu sözün havada kalmadığını görmenin, verdiğimiz sözü yerine getirmenin huzuruyla, onuruyla buradayım. Kazanılmış bir zaferden sonra evine dönen bir asker gibi yorgun ama mutluyum, gururluyum. Sizlerin genel başkanı olmaktan, bu yolu sizlerle birlikte yürümekten onur duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. Değerli arkadaşlarım, tüm bu sözleşme sürecinde biraz önce anlattığım zor koşulların arkasına sığınmayan ve bize karşı duyarlı yaklaşım gösteren MESS yönetimine, özellikle de MESS Başkanı Sayın Özgür Burak Akkol’a, destek veren tüm işverenlerimize teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım bizim için çok önemli olan MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi artık bitti. Sırası geldikçe aynı kararlılıkla diğer sözleşmelerimizi de sonuçlandırdık. Kalanları da aynı kararlılıkla yürüteceğiz. Ancak bizim işimiz bitmedi, bitmeyecek. Bizim sözleşmemiz bitti ama yalnızca bizim ülkemiz değil dünyanın bütün ülkeleri, bütün ekonomileri, bütün emekçileri yeni sorunlarla mücadele ediyor. Ama biz her şeye rağmen üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Şimdi bizim üzerimize düşen çarkları çevirmek, bacaları tüttürmektir. Şimdi bizim üzerimize düşen üretmek, daha çok üretmek, canımızdan çok sevdiğimiz ülkemiz için, ekonomimiz için, sanayimiz için elimizi değil, bedenimizi taşın altına koymaktır. Herkes bilsin ki, Türk Metal’in yiğit üyeleri aldığı her kuruşu helal kazananlardır. Türk Metal’in yiğit üyeleri ülkesi için, tezgâhı için, ekmeği için her istendiğinde fedakârlığın kralını yapanlardır. Türk Metal’in yiğit üyeleri, ülkesi için, sanayisi için canla başla çalışanlardır, üretenlerdir. Bugün de bunları yapacaklardır. Bundan kimse kuşku duymamalıdır. O nedenle fedakârca çalışan, üreten siz değerli kardeşlerimiz için aldığınız bu paralar, ananızın ak sütü gibi helaldir. Çoluk çocuğunuzla, ailenizle huzur içinde harcamanızı diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu toplantımızın ardından Sendikamızın Başkanlar Kurulunu toplayacağız. Orada önemli bir konuda start vereceğiz. Burada da söylemek istiyorum. Biz bugünden itibaren büyük ve geniş çaplı bir örgütlenme mücadelesine gireceğiz. 2026 yılı bizim için örgütlenme yılı olacak. Çünkü ne yazık ki ülkemizde sendikasız emekçiler, asgari ücretle hiçbir hakları olmadan çalışanlar bizden destek bekliyor. Bize umut bağlıyor. Örgütlü olduğumuz işyerlerinde iyi ücretler alan arkadaşlarımızı gören metal sektöründeki örgütsüz işçiler bizi arıyor. “Asgari ücretle çalışıyoruz, geçinemiyoruz, biz de Türk Metalli olmak istiyoruz” diyorlar. Bundan sonraki mücadelemiz sendikasız ne kadar metal işçisi varsa onları örgütlemektir. Buradan o kardeşlerimize sesleniyorum. Bekleyin kardeşlerim Türk Metal geliyor. Bundan sonra ezilmek yok. Bundan sonra kazanmak var.

Değerli arkadaşlarım, elde ettiğimiz hiçbir başarı, hiçbir zafer bizi rehavete sürüklememeli. Önümüzde yapacak daha çok işimiz, kazanımlarımızı korumak, sendikamızı büyütmek ve güvencesiz çalışan metal emekçilerine ulaşmak gibi büyük bir sorumluluğumuz var. Sizlerden isteğim yaşadığınız kentlerde sendikasız işyerlerinde adeta birer örgütlenme uzmanı gibi çalışmanızdır. Bu işyerlerindeki akrabalarınıza, arkadaşlarınıza, köylülerinize, komşularınıza Türk Metal’i anlatmanızdır. O işyerlerine de Türk Metal bayrağını dikmemiz için şubelerinizle birlikte çalışmanızdır. Sizlerden bunu bekliyorum, istiyorum. Bunu başaracağınıza yürekten inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Eylül ayından bu yana gerçekleştirdiğimiz Sendikamızın şube genel kurullarında sizlere projelerimizden söz ettim. Ve sözleşme imzalandıktan hemen sonra çalışmalara başlayacağımızı söyledim. Daha sözleşmemizin imzası kurumadan bu projelerimizin startını verdik. Çünkü hep söylediğim gibi bizde hizmet de bitmez, proje de bitmez. Türk Metal’in duvarına her gün bir tuğla daha koymak bizim işimiz. Bizim için asıl önemli olan hedefe ulaşmak için yaptığınız planda nasıl yürüyeceğinize karar vermektir. Biz kararımızı verdik, planlarımızı da ona göre yapıyoruz. Hedefimiz sadece Türk Metalli emekçilerin değil, onların eş ve çocuklarına hizmette de ilkleri başarmak, sürekli yeni hizmetler üretmektir. Bizim işimiz icraattır. Yapacaklarımızı söyler, söylediklerimizi yaparız. Sizlere, sendikamızın kadın emekçilerine verdiği değeri anlatmış, Sendikamızın tüm mücadele süreçlerinde hep en önde yürüyen kadın üyelerimiz için yeni projeler geliştireceğimizi söylemiştim. Bunun için ilk adımları attık. Genel Merkezimiz bünyesinde bir Kadın İşçiler Bürosu kurduk, Koordinatörünü de göreve başlattık. Çeşitli şubelerimizden 20 temsilci kadın arkadaşımızı bu büroyla çalışmak üzere Kadın Kolları olarak belirledik. Bugün biz Başkanlar Kurulu toplantımızı yaparken onlar da ilk toplantılarını gerçekleştirecek. Kadın İşçiler Büromuzun organizasyonunda kadın üyelerimiz eğitimlerinin içeriğini kendileri belirleyecekler. Onları sendikal süreçte daha aktif hale getireceğiz. Kadın üyelerimizin kadın olmaktan kaynaklanan tüm sorunlarını, beklentilerini, hedeflerini özgürce tartışabilecekleri, konuşabilecekleri, bilgilenebilecekleri platformları sağlayacağız. Türk Metal’in yiğit kadınları Sendikasının bayrağı altında kendilerini daha da özgür hissedecek, Sendikasıyla gurur duyacak.

Değerli arkadaşlarım, bir diğer çalışma alanımız genç üyelerimizle ilgili olacak. Bildiğiniz gibi son iki yıldır her 19 Mayıs’ta Genç İşçiler Büyük Kurultayı düzenliyoruz. Genç arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Buna devam edeceğiz. Sendikamız bünyesinde kurduğumuz Türk Metal Akademi bundan böyle Türk Metal Genç İşçiler Akademisi olarak 30 yaş altı genç üyelerimize eğitim veren bir yapıda olacak. Sendikal mücadeleye yatkın, teşkilat disiplinine bağlı Türk Metal’in neferi olan genç kardeşlerimizi donanımlı, bilgili, yürekli yeni bir Türk Metal nesli olarak yetiştireceğiz. Bu meşaleyi, gençlerin desteğiyle hep beraber ileriye taşıyacağız.

Değerli arkadaşlarım, sizlere verdiğim söz gereğince Metal Çocuk Arkadaş Kulübünü Türk Metal Çocuk adı altında çok daha aktif hale getirdik. Türk Metal Çocuk dergisini çıkarmak için hazırlıklara başladık. Yılda iki kez çocuklarımızın okumaktan zevk alacağı bir dergiyi onlara ulaştıracağız. Bu yaz tatilinde Türk Metal Çocuk Meclisi’ni çok sayıda çocuğumuzun katılımıyla büyük bir festival havasında yapacağız. Çocuklarımızı dünyanın dört bir yanından davet edeceğimiz işçi çocukları ile buluşturacağız. Yurtiçi, yurtdışı çocuk gezileri ile onların ufkunu açacağız. Çocuklarımız, anne ve babalarının sendikalı olmasıyla Türk Metalli olmasıyla gurur duyacak. Bu büyük ailenin küçük üyeleri olan kıymetli evlatlarımıza her türlü desteği vereceğiz, aile olmanın gereğini yerine getireceğiz.

Değerli arkadaşlarım, sizlerle her buluşmamızda defalarca değindiğim gibi mücadele etmek ve başarılı olmak bizim karakterimizi oluşturan en önemli unsurlardır. Bu iki önemli özellik bizi hem olgunlaştırıyor hem de birbirimize daha fazla kenetlenmemizi sağlıyor. Birlikte yürüdüğümüz tüm yolların sonrasında da bir araya gelip elde ettiğimiz zaferlerimizi taçlandırıyoruz. Burası diğer tüm otellerimizin ve sosyal tesislerimizin olduğu gibi sizin evinizdir, yuvanızdır. Ne yazık ki, sendikamızın tüm üyelerini aynı anda ağırlamak olanağına sahip değiliz. Hep birlikte sosyal hizmetlerimizin kapasitesini arttıracak yeni tesislerimizi de önümüzdeki süreçte sendikamıza, sizlere kazandıracağız. Ama ben konuşmam boyunca sizlere baktığımda yurdumuzun dört bir yanında üreten, gece gündüz çalışarak sanayimizi ayakta tutan, evine helal ekmek götüren bütün üyelerimizi gördüm. Buradan Türk Metal’in bütün üyelerine sizler aracılığıyla selamlarımı gönderiyorum. İşyerlerinize döndüğünüzde bu duygularımı burada olamayan arkadaşlarınızla paylaşın. Çünkü size söylediğim her şey aynı zamanda onlara da söylenmiştir.

Değerli arkadaşlarım, tekrar ediyorum. Başarıları sürdürmek kolay değildir. Hatta başarmaktan bile zordur. Asıl zorluğumuz şimdi başlıyor. Hiçbir başarı, hiçbir zafer bizi rehavete sürüklememeli. Keskin bir virajı en ufak bir kayıp vermeden güvenle döndük. Ancak önümüzde daha nice keskin virajlar, nice engebeli, zorlu yollar var. Yani, daha yapacak çok işimiz var. Şimdi önümüze bakma zamanı, gücümüze güç katarak, azmimizi çoğaltarak, inancımızı tazeleyerek yeni zaferlerin peşinden koşmaya devam edeceğiz. Şunu sakın aklınızdan çıkarmayın, biz bugüne kadar durmadık, bundan sonra da durmayacağız. Türk Metal’i ülkemizin en güçlü sendikası yaptık. Bundan sonra daha da büyük yapacağız. Yeter ki siz yanımızda olun, yeter ki sendikanıza ve emeğinize sahip çıkın, yeter ki inanın, yolunuz açık, mücadeleniz kutlu olsun.

Değerli arkadaşlarım, yarın merhum Onursal Genel Başkanımız Pevrul Kavlak'ın aramızdan ayrılışının 2. yıldönümü. Buradan onunla birlikte hayatını Türk Metal davasına adamış bizlerden önce buralarda görev yapmış, teşkilatımızın şanlı tarihinde yer alarak ahirete intikal etmiş tüm büyüklerimize, kardeşlerimize, dava arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Hayatta olanlara da sağlık ve huzur diliyorum. Bu vesileyle sizlere ve ailelerinize hayırlı, bereketli bir ramazan ayı diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Alın terinin karşılığını almak, güvenceli çalışma koşulları ve yüzbinlerin dayanışma gücüne sahip olmak için siz de hemen Büyük Türk Metal Ailesine katılın!

Türk Metal'e Üye Ol
Türk Metal'e Üye Ol